HAZİRAN 2020 DÖNEMİ İNGİLİZCE VE ALMANCA DERSLERİMİZ BAŞLIYOR :)



Merhabalar,
Çok teşekkür ederim geldiğiniz için :)


Şimdiden söyleyeyim, sizi aşağıda uzunca bir mektup bekliyor. Uzun olmasına rağmen bir solukta okuyabilmeniz için elimden gelen her şeyi yaptım. Fakat sonuçta uzun bir mektup bu. En altta da yeni dönem derslerimiz için kayıt formunu bulacaksınız. Neden kısa bilgilerle geçiştirmeyip, aklınıza gelebilecek her soruyu ayrıntılı olarak cevapladığımı aşağıda yazanları okuyunca anlayacak ve ümidim o ki sonunda bana, "İyi ki öyle yapmışsınız," diyeceksiniz :) Ama lütfen, bilgileri sonuna kadar okuyun. Birlikte çalışıp çalışmamamız hiç önemli değil. Satır aralarında dil öğrenme işine dair başka hiçbir yerde bulamayacağınız önemli tüyolar ve hayati bilgiler de bulacaksınız çünkü.

Her gün ama her gün,
"YENİ DÖNEMİNİZ NE ZAMAN BAŞLAYACAK HOCAM?" diye soran, "YENİ DÖNEM ARTIK BAŞLASIN!!" diyen çok sayıda mesaj alıyorum.

Ta Mart ayında, bu dönem derslerimiz için yerini ayırtmak isteyenler oldu. Tüm içtenliğimle söylüyorum, ilginize ne kadar teşekkür etsem azdır.

2019 yılının Mart ayına kadar belki de
rekor denebilecek sayıda insana bireysel ders vermiş ve başarılı olmuş bir Dil Öğretmeni ve Dil Koçu olarak grup derslerimin hatta birçok açıdan bireysel derslerden bile etkili olacağını zaten öngörmüştüm (ve yazmıştım).

Şükürler olsun, düşündüğüm gibi de oldu. Bu programda öğrencilerim benden, İngilizce ve Almancada kısa sürede olabilecek en büyük sıçramayı yapma isteği üzerine kurulu dersler aldılar.
Ayrıca, bütün derslerimizi kaydettiğim ve ders sonrasında öğrencilerime ilettiğim için hiçbir öğrencim hiçbir dersi kaçırmamış oldu.

Geçtiğimiz dönemlerde grup derslerime katılmış öğrencilerimden istisnasız her gün, ne kadar geliştiklerini anlatan çok mutlu mesajlar alıyorum. 

Öğrencilerimden en çok duyduğum söz,
"Daha önce aylarca, yıllarca dil öğrenmeye çalışmıştım. Şimdi sizinle dil öğrenmeye başlayınca geçmişte boş yere ne kadar zaman kaybettiğimi anladım," oluyor. En sık aldığım mesaj bu. Bu da beni dünyanın en mutlu insanı yapıyor.

Fakat bu programda benim için, benim verdiğim dersler kadar önemli bir nokta daha var. Öğrencilerim ayrıca, kendi grupları içinde diğer öğrencilerimle düzenli olarak konuşma pratiği yapma şansını yakalıyorlar. Konuşma pratiği yapmıyorsanız hiçbir dersin önemi olmadığını çok iyi bildiğim için öğrencilerimi her dersimizde buna teşvik ediyorum.

Bugün yeni dönem İngilizce ve Almanca derslerimin tam olarak ne zaman başlayacağını açıklıyorum. Ayrıca, yazının devamında, neden dünyanın dört bir tarafından sayısız insanın benimle dil öğrenmeyi tercih ettiği ve derslerime neden bu kadar yoğun bir ilginin olduğu sorularının cevaplarını bulacaksınız. Ayrıca, aşağıdaki maddeler altında aklınızda doğabilecek bütün sorulara cevap vereceğim.


- BEN KİMİM VE NEDEN DERS VERİYORUM?
- DERSLERİMİZ NE ZAMAN BAŞLIYOR? NE KADAR SÜRÜYOR?
- DERSLERİMİZ HAFTANIN HANGİ GÜNLERİ VE HANGİ SAATLERDE OLACAK?
- DERSLERİMİZİN ÜCRETİ NE KADAR?
- HANGİ SEVİYELERE DERS VERİYORUM?
- 10 HAFTA SONUNDA HANGİ NOKTAYA ULAŞIYORUZ?
- DERSLER
İMİZİ NASIL, HANGİ PROGRAMLA YAPIYORUZ?
- DERSLERİN İÇERİĞİ N
ASIL: NE YAPACAĞIZ, NE YAPMAYACAĞIZ?
- GRUPLARIMIZ KAÇ KİŞİDEN OLUŞUYOR?
- ÇALIŞMA ŞARTLARIMIZ NELERDİR?
- KURS KAYIT FORMU


(Eğer okuyacaklarınız aklınıza yatarsa ve en altta yer alan çalışma şartlarımızı kabul ediyorsanız, lütfen, yazının altındaki KURS KAYIT FORMU'nu adım adım doldurun.)


- BEN KİMİM VE NEDEN DERS VERİYORUM?

Ben Türkçe dışında 10'u aşkın dil öğrenmiş bir polyglot, Türkiye'nin en deneyimli Dil Koçu ve yıllar içinde dünyanın dört bir yanından ve çeşitli milletlerden sayısız insana yabancı dil öğretmeyi başarmış bir Dil Öğretmeniyim. Ayrıca, Türkiye'nin en saygın yayınevleriyle çalışan bir kitap çevirmeni ve serbest editör,
bunun yanında, yıllardır birkaç dilde birden üretkenlik gösteren bir profesyonel yazarım. Özellikle de KISA SÜREDE ÜST DÜZEYDE DİL ÖĞRENME konusunda uzmanım. Kendim bunu yapabiliyorum. Bu şekilde şimdiye kadar birbirinden farklı birçok dil öğrendim. Kendim bunu rahatlıkla yapabildiğim için,
insanların dil öğrenme isteğiyle yıllar boyunca bir yerlere gidip tatmin edici hiçbir sonuç alamamalarına katlanamıyorum. Bu yüzden de onlara ne çok zamanlarını alacak ne de bütçelerini sarsacak 10 Haftalık programlar içinde ciddi bir dil öğrenme tecrübesi yaşatıyorum. 

Derslerim sonunda elbette her öğrencim verdiğim ödevleri yapma, önerdiğim çalışma programlarını uygulama biçimlerine göre farklı oranlarda gelişiyorlar. Sonuçta dil öğretimi bir tür "seri üretim" yapabileceğiniz bir alan değil. Fakat programımız sonunda bütün öğrencilerimin içi bir konuda çok rahat oluyor. Süreç sonunda hepsi, "Başka hiçbir dil öğrenme imkânında bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir sıçrama yapamazdım," diyor. İstisnasız hepsi. Başlarda kuşkuyla yaklaşanlar dahil hepsi süreç sonunda kendi gelişimlerine kendileri bile inanamıyor. Ortada bir sihir yok çünkü. Dil öğrenmeye doğru şekilde yaklaşırsanız herkes kısa sürede büyük sıçramalar yapabiliyor.

Semih Uçar Kimdir? (Okumak için tıklayın.)

İnternette Sadece %5'lik Kısmını Paylaştığım, Hakkımdaki Sayısız Öğrenci Yorumundan Bir Kısmına
Instagram Hesabımın Öne Çıkanlar Sekmesinde Ulaşabilirsiniz. (Instagram Hesabıma Gitmek İçin Tıklayın.)

Neden Hayatımı Dil Öğrenmeye ve Öğretmeye Adadım? (Okumak için tıklayın.)

Semih Uçar İçin Ne Dediler? (Okumak için tıklayın.)

Semih Uçar Youtube Kanalı. (Gitmek İçin Tıklayın)



- DERSLERİMİZ NE ZAMAN BAŞLIYOR? NE KADAR SÜRÜYOR?

- Yeni dönem İngilizce ve Almanca derslerimiz 8 HAZİRAN 2020 günü başlıyor.

- Bu dönem derslerim de, geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi tam 10 HAFTA sürecek. Bu dönem ücretimiz aynı ama ders saatimizi arttırdım. Haftada tam 60 dakikalık dolu dolu 2 ders yapacağız. (60 dakika, diyorum, fakat saate bakan bir öğretmen hiçbir zaman olmadım. Geçen dönem 1.5 saati bulan derslerimiz oldu. Hatta gerektiğinde kimi gruplarıma ücretsiz ek ders bile koydum.)

- Yani programımız yabancı dilinizde olabilecek en kısa sürede en büyük sıçramayı yapmanızı sağlayan, tamamen bu hedef uğrunda tasarlanmış 60 dakikalık dolu dolu 20 dersten oluşuyor. 

- DERSLERİMİZ HAFTANIN HANGİ GÜNLERİ VE HANGİ SAATLERDE OLACAK?

Aşağıda Haziran dönemi derslerimizin gün ve saatlerini iletiyorum. Fakat öncesinde şu önemli bilgiyi vermem gerek:

Bütün derslerimizin kaydını size ilettiğim için (bu kayıtlar ömür boyu sizin oluyor) hiçbir dersi kaçırmış olmuyorsunuz. Bu yüzden, öğrencilerimin büyük kısmı doğrudan derse katılmak yerine salt kayıtlarla ilerliyor. Ayrıca, derslere doğrudan katılanlar da, kayıtlarla ilerleyenler de bütün sorularına cevap buluyorlar. Bu, benim için çok önemli bir nokta. Hiçbir öğrencimin sorusu cevapsız kalmıyor.

Ders gün ve saatlerimiz şu şekilde:


- Pazartesi ve Çarşamba günleri saat 19.30-20.30 arası ALMANCA

Pazartesi ve Çarşamba günleri saat 20.40-21.40 arası İNGİLİZCE 1. SEVİYE

- Salı ve Perşembe günleri saat 19.30-20.30 arası İNGİLİZCE ORTA SEVİYE

- Salı ve Perşembe günleri saat 20.40-21.40 arası İNGİLİZCE 2. SEVİYE


- HAZİRAN DÖNEMİ PROGRAMIMIZIN ÜCRETİ NE KADAR?

Bu program benim şimdiye kadar sunduğum en uygun fiyatlı, ücret bakımından en avantajlı program. Daha önceki hiçbir programım, 2018 yılı Mart ayında hayata geçirdiğim bu program kadar çok ders içermemiş ve bu kadar uygun fiyatlı olmamıştı.

Ayrıca, her şeye zam geliyor ama ben herkes faydalanabilsin diye ücretimizde bu sefer de (tam 7 dönemdir) bir değişiklik yapmıyorum:

Bu programımızın standart ücreti 1500 TL. 

Hep sorulduğu için, sizi bir kez daha uğraştırmamak adına şu bilgiyi vereyim: Standart ücretimiz tek ödemede ve banka havalesi yoluyla yatırılıyor.


- HANGİ SEVİYELERE DERS VERİYORUM?

Grup derslerimde İngilizce üç, Almanca bir seviyeye ders veriyorum:

1) İngilizce 1. Seviye

2) İngilizce 2. Seviye

3) Almanca 1. Seviye

4) İngilizce Orta Seviye


1) İngilizce 1. seviyedeki öğrencilerim, "Okuldan bir şeyler hatırlıyorum. Ama hemen hiçbir şey konuşamıyor, anlayamıyor, okuyamıyorum. Yine de kimi zaman, çok seyrek de olsa çok kolay metinleri anladığım oluyor," seviyesinde oluyor. 

2) 2. seviyedeki öğrencilerim ise azar azar bir şeyler okuyup anlayabiliyorlar. Fakat konuşmalarını ve okumalarını kısa sürede hızlandırmak, geliştirmek ve zenginleştirmek istiyorlar.

4) Almanca sınıfımdaki öğrencilerim başlangıç veya başlangıç üstü seviyede oluyorlar. Kısa sürede Almancada çok ciddi bir temel oluşturuyoruz. B2 üstü seviyede metinleri derinlemesine okuyup anlayacak seviyeye ulaşıyoruz.

3) İngilizce Orta Seviyedeki öğrencilerim, internette örneğin kişisel gelişim tarzı yazıları okuyabilecek seviyede oluyorlar. 


- 10 HAFTA SONUNDA HANGİ NOKTAYA ULAŞIYORUZ?

- İngilizce 1. ve 2. Seviye iki grubumla ilk birkaç haftayı İngilizcenin olmazsa olmaz gramer konularını iyice öğrenmeye ayırıyoruz. Bu konuda iddialıyım. Başka dil öğrenme imkânlarında aylar, yıllar ayrılan bu konuların aslında birkaç hafta içinde nasıl kavranabileceğini göreceksiniz. 

Bu iki grubumla 10 hafta sonunda Orta üstü/İleri seviye zor yazıları çevirecek, yazılardaki bütün gramer ayrıntılarını açıklayabilecek seviyeye geldik, geliyoruz. (2. Seviye grubumuzla elbette 1. Seviyeden daha hızlı ilerliyor, biraz daha ileri bir noktaya ulaşıyoruz.) 

10 haftalık süreç boyunca öğrencilerime ayrıca sürekli olarak, konuşma ve işitme becerilerini nasıl geliştirebileceklerini öğretiyor, bu yönde basit ama çok etkili, istisnasız herkeste sonuç veren, herkesin konuşma ve anlamasını geliştiren çalışmalar veriyorum.


- Almanca grubumla ilk beş haftayı Almancanın olmazsa olmaz gramer konularını iyice öğrenmeye ayırıyoruz. Bu konuda iddialıyım. Başka dil öğrenme imkânlarında en az bir sene ayrılan bu konuların aslında birkaç hafta içinde nasıl kavranabileceğini göreceksiniz. 

Yaklaşık 5. haftadan itibaren de gerçek yazılar okuyup çevirmeye başlıyor, 10 hafta sonunda B2 ve üstü seviyede yazıları çevirip, bütün gramer ayrıntılarını açıklayabilecek seviyeye geldik, geliyoruz.

10 haftalık süreç boyunca öğrencilerime ayrıca sürekli olarak, konuşma ve işitme becerilerini nasıl geliştirebileceklerini öğretiyor, bu yönde basit ama çok etkili, istisnasız herkeste sonuç veren, herkesin konuşma ve anlamasını geliştiren çalışmalar veriyorum. 

- İngilizce Orta Seviye grubumuzla salt gramere en fazla bir iki ders ayırarak doğrudan orta seviye yazılar okumaya başlıyoruz. Fakat yazıları okuyup çevirirken gramer meselesini tümüyle bitirmeye çalışıyoruz. Grameri, seviye seviye artan yazılarımızı okuyup, çevirip analiz ederken pekiştiriyoruz. 10 Hafta sonunda da son derece zor ve karmaşık yazıları okuyup, bütün gramer ayrıntılarını açıklayabilecek seviyeye geliyoruz.

Yabancı dilde başlangıçtan orta seviyeye giden yolla orta seviyeden ileri seviyeye giden yollar birbirinden çok farklıdır. Bu iki yol birbirinden çok farklı bir yaklaşım ve çalışmalar gerektirir. Orta Seviye öğrencilerimi, orta seviyeden ileri seviyeye ulaşma konusunda eğitiyorum.

10 haftalık süreç boyunca öğrencilerime ayrıca sürekli olarak, konuşma ve işitme becerilerini nasıl geliştirebileceklerini öğretiyor, bu yönde çalışmalar veriyorum. 


- DERSLERİMİZİ NASIL, HANGİ PROGRAMLA YAPIYORUZ?

Yollarda boş yere zaman, enerji, para kaybetmeyi istemediğimiz için bütün derslerimizi online olarak yapıyoruz. Online dersin, etki anlamında yüz yüze dersten hiçbir farkı yok. Aksine, tecrübeme göre, birçok açıdan yüz yüze dersten çok daha etkili oluyor. Kullanması son derece basit ve ücretsiz Zoom adlı uygulama ile aynı anda bağlanıp derslerimizi yapıyoruz. Ücretsiz Zoom uygulamasını Play Store'da "ZOOM Cloud Meetings" adıyla bulacaksınız. (Online dil dersi konusundaki tecrübelerimi TRT RADYO 1'de yayınlanan "Bilal Eren ile Dijital Hayat" programında anlattım. Programı bu yazının üzerine tıklayarak dinleyebilirsiniz.)

Derslerimize ister görüntülü bağlanın, ister sadece sesli olarak. Bu, size kalmış. Nasıl isterseniz. EN ÖNEMLİ NOKTALARDAN BİRİ:

Derslerimize doğrudan katılamasanız da, kaçırsanız da hiç sorun değil. Çünkü her dersimizin kaydını, ders sonunda size gönderiyorum. Yani aslında HİÇBİR DERSİ KAÇIRMA GİBİ BİR İHTİMAL OLMUYOR. Ve ders kayıtlarımız tamamen sizin oluyor. Kayıtlara süreli olarak erişme vs. gibi bir durum yok.

Buraya kadar ders tarihi ve süresi, grup seviyelerimiz, hedeflerimiz, ders ücretimiz ve ders yaptığımız programa dair madde madde bilgi sahibi oldunuz. Buradan sonra sizi aşağıda, ders içeriğine dair uzunca bir mektup bekliyor. Uzunca bir mektup bu, çünkü tecrübem, başta ne kadar ayrıntılı konuşulursa ilerleyen süreçte o kadar az sorunun baş gösterdiği, hatta hiçbir sorunun yaşanmadığı yönünde. Ayrıntıları başlamadan iyice konuşalım ki dil öğrenme yolculuğumuz güzel ilerlesin :)

Bu mektupta şu önemli sorulara cevap bulacaksınız:

1) Derslerde ne yapacağız, ne yapmayacağız?
2) Gruplarımız kaç kişiden oluşuyor?
3) Çalışma şartlarınız nelerdir?

Başlayalım :)

1) Derslerde ne yapacağız, ne yapmayacağız?

- Derslerimiz herhangi bir sınava (YDS, TOEFL, IELTS vs.) yönelik değil. Fakat bu gibi sınavlara hazırlanmaya başlamadan önce benimle kısa sürede ciddi bir sıçrama yapmak istiyorsanız derslerimiz gayet akıllıca bir seçim olacaktır. Ama dediğim gibi, derslerimiz esnasında dil sınavlarına doğru bir şekilde hazırlanmaya dair de önemli dersler versem de, doğrudan herhangi bir sınava yönelik çalışmıyoruz.

- Grup derslerimde size, yabancı dilinizde kısa sürede büyük bir sıçrama yapmanızı sağlayacak dersler veriyor, ayrıca, ders dışındaki çalışmalarınızı en etkili hale getirmeniz için Türkiye'nin en deneyimli Dil Koçu olarak dil öğrenme işine dair tecrübelerimi paylaşıyorum.

- Bu aşamada değinmem gereken çok önemli bir nokta var:
Derslerimiz KISA SÜREDE OLABİLECEK EN BÜYÜK, SİZİN ŞARTLARINIZDAKİ EN BÜYÜK SIÇRAMAYI YAPMAK üzerine kurulu. Bu yüzden de doğal olarak, geleneksel dil eğitim sisteminde olduğu gibi alfabe, sayılar, mevsimler vs. gibi şeylerle aylar, yıllar geçirmiyoruz. Geleneksel sistemde ders veren kişi ve kurumlardan çok daha hızlı ilerliyoruz. Olmazsa olmaz gramer bilgilerini öğrenip olabilecek en kısa sürede (ne demek olduğunu aşağıda anlattığım) GERÇEK HAYATA iniyoruz. Çünkü derslerimizin ilk ve en ayırt edici hedefi bu. 

Ama bu aşamada kimi zaman, özellikle de İngilizce veya Almancada başlangıç seviyesindeki öğrencilerim bize yetişemeyeceklerini düşünüp paniğe kapılabiliyor. Bu, elbette çok normal bir tepki. Yabancı diller başlangıçta insanı hemen her zaman bir kaos hissinin içine sokar. Hele de kısa sürede ciddi bir ilerleme kaydetmek istiyorsanız. Ama bu konuda sizi şimdiden rahatlatmak istiyorum:

Çünkü daha önce birlikte bu süreci yaşadığımız, yani başta bize yetişemeyeceklerini düşünüp paniğe kapılan başlangıç seviyesi öğrencilerim verdiğim basit çalışmaları düzenli olarak yaparak bize yetişmeyi geçtim, bizi geçtiler bile. Süreç sonunda hepsi, 10 hafta gibi bir sürede geldikleri noktaya kendileri bile inanamadılar. Bu son verdiğim bilgiyi boş bir reklam sloganı değil, beni öğretmen olarak inanılmaz gururlandıran bir başarı hikâyesi olarak okumanızı isterim. Kısa sürede yaptıkları sıçramalarla bu konuda uzman olan beni dahi şaşırtan bütün bu öğrencilerimle gurur duyuyorum.

Bu yüzden, lütfen, maalesef hiçbir sonuç vermeyen geleneksel dil eğitim sisteminde zaman kaybetmeyi istemediğiniz için bana ulaşmışken benden de geleneksel sistem gibi ilerlememi, sizi yıllar boyu oyalamamı beklemeyin :)

Açık söyleyeyim, dil dersi verdiğim yıllar içinde istisnasız herkesin, her yaştan, birikimden, meslekten insanın doğru bir şekilde çalışarak KISA SÜREDE BÜYÜK SIÇRAMALAR YAPABİLDİĞİNİ görmüşken bir derste öğrenilebilen kimi şeylere sırf biraz daha fazla ders yapıp daha fazla para kazanmak için altı ay, bir sene ayıramam.

- Programın en fazla beşte birlik bölümünde İngilizce veya Almancanın olmazsa olmaz, çok iyi bilmezsek yol alamayacağımız bilgilerini öğretiyorum veya bunları pekiştirmenizi sağlıyorum. Sadece Almanca 1. Seviyede bu süre, bu dilin yapısı gereği biraz daha uzun sürüyor.
Bunun dışındaki sürede doğrudan (benim tabirimle) GERÇEK HAYATA atılıyoruz. Gerçek hayattan kastım şu:

- Okullarda veya dil kurslarında yapılan en büyük hata, eğitimin neredeyse tamamını öğrenilen dile hazırlık yapmakla geçirmek oluyor. Yani aylar, hatta yıllar boyu gramer kuralları vs. öğretiliyor ama bu kuralları öğrenmemizin asıl sebebi olan gerçek metinlere, gerçek kayıtlara, gerçek konuşmaya bir türlü geçilmiyor. Kısacası, havuz kenarında sürekli yüzmeye dair teorik bilgiler veriliyor ama bir türlü havuza girip yüzülmüyor. Böyle bir süreç sonunda yıllar boyu yüzme öğrenilemeyince de, ben neden öğrenemedim, diye yakınılmaya başlanıyor. Oysa sebebi çok basit:

Yüzme ancak havuzda yüzerek öğrenilir. Dünyanın en iyi yüzme hocalarından yıllar boyu yüzme dersleri alsanız da, eğer havuza inip yüzmezseniz, havuz içinde idman yapmazsanız, yani gerçek hayata inmezseniz asla iyi yüzer hale gelemezsiniz.

Bunu bildiğim için, öğrencilerimi olabilecek en kısa sürede gerçek hayata indiriyor, bir an önce gerçek metinleri çözümleyip çevirmelerini sağlıyorum. Bir dilde çok kısa sürede ciddi bir temel oluşturmanın veya orta seviyeden ileri seviyeye sıçramanın en iyi yolu bu çünkü.

Peki, konuşma becerisi bunun neresinde?

Programımız boyunca size hemen her ders konuşma işine dair hayati, muhtemelen başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğiniz tüyolar vereceğim. Fakat doğrudan konuşma pratiğine sadece bir hafta ayırıyorum. Neden mi?

Çünkü rahatlıkla ücret vermeden yapabileceğiniz bir şey olan konuşma pratiği için, bana para vererek katıldığınız dersleri harcamak istemiyorum. Bunun yerine derslerimde size, kendi başınıza veya başka dil öğrenme sistemlerinde öğrenemeyeceğiniz veya öğrenmeniz için çok uzun süreler alacak hayati önemdeki bilgi ve teknikleri kısa sürede öğretiyorum.

Ama konuşma pratiği yapmadan da konuşmak mümkün değil. Bunun için de sizi her dersimizde diğer öğrencilerimle konuşma pratiği yapmaya teşvik ediyorum. Birçok öğrencim derslerimize paralel olarak diğer öğrencilerimle konuşma pratiği yapıyor.

Konuşma konusundaki bu tavrımın futbol dersleri örneği ile daha da iyi anlaşılacağını düşünüyorum: Bir dil öğretmeninin grup derslerini konuşma pratiği ile geçirmesi bana; bir futbol hocasının, öğrencilerinin yaptığı maçlar için para alması gibi geliyor. Öğrenciler maçı zaten kendi başlarına oynuyorlar. Maç süresi neden eğitime dahil olsun, bunlar için öğrencilerden neden para alınsın ki?

Hoca elbette maçlara yönelik veya maçlardan sonra belli yorumlar yapmalıdır. İşte, ben de bunu, hemen her ders konuşmaya dair tüyolar vererek, sizleri diğer öğrencilerimle konuşma pratiği yapmaya teşvik ederek ve programımızın bir haftasını salt konuşma işine ayırıp, size bu becerinin inceliklerini öğreterek yapıyorum. Ama derslerimi, yani bana verdiğiniz parayı konuşma pratiğiyle harcamıyorum. İşin açığı bu, bir öğretmen olarak beni en az yoracak şey. Ama yapmıyorum. Çünkü bunu her şeyden önce etik bulmuyorum.

Aynısı, işitme ve yazma becerileri için de geçerli. Bu beceriler de ancak, sizlerin günlük pratiğinizle gelişen beceriler. Derslerimizde bu pratiği en iyi ve en etkili biçimde nasıl yapabileceğinizi öğretsem de derslerimizi bu işlerle harcamıyorum.

Derslerimizde İngilizce ve Almancaya, gittikçe zorlaşan metinler yardımıyla, olabilecek en kısa sürede en büyük hâkimiyeti sağlamaya çalışıyoruz. Ve sayısız kişiye dil öğretmiş birisi olarak gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum ki, sağlıyoruz.

Okuma becerisi dil öğrenmenin laboratuvarıdır. İnsan yabancı dilinde büyük sıçramaları ancak okuma işinde ustalaştıkça gerçekleştirebiliyor. Peki, (daha önce defalarca yazdığım gibi) bizde okuma işine bakış nasıl?

Uzun yılları kapsayan dil koçluğu ve öğretmenliği tecrübem bana, hemen herkesin düşündüğünden kötü ve yanlış okuduğunu gösterdi. Başka bir deyişle, insanlar yabancı dilde okumuyor. Okuduğunu sanıyor. Yabancı dil öğrencilerinin neredeyse tamamı, okudukları metni tamamen yanlış anlamalarına rağmen durumu fark edemiyor, tek tek anlamlarını bildikleri kelimeleri bir araya getirerek bir yerlere ulaşmaya çalışıyor. Bu yüzden ya, örneğin herkes konuşamadığından yakınırken  hemen hiç kimsenin okumasından yakındığını göremezsiniz. Oysa durum tam tersi: Çoğunluk düşündüğünden daha iyi konuşuyor, daha kötü okuyor. Hocam, benim okumamda hiç sorun yok. Yıllardır işyerinde İngilizce çalışıyoruz, diyen öğrencilerimin dahi en basit metinleri bile okuyamadığını veya bundan da tehlikelisi, doğru okuduklarını sanırken aslında tamamen yanlış okuduklarını gördükçe bu düşüncem iyice perçinlendi. Peki, okumada neden gelişilmiyor?

Çünkü nasıl okunması gerektiği bilinmiyor.

Okuma işinin çok kritik teknikleri var. Bunlar bilinmeden okumada gelişmek mümkün değil. İşte, derslerimizde olabilecek en kısa sürede gerçek hayata inip gerçek metinlere eğiliyor, adım adım bunları analiz edip çeviriyoruz. Buna okuma tekniği, çeviri tekniği, kelime ve cümle ezberleme teknikleri hakkında verdiğim bilgiler de eklenince yabancı dilimizde kısa sürede büyük bir sıçrama gerçekleştiriyoruz.

Öğrencilerim bunun yanında kendilerine sunduğum fırsatlar ve öğrettiğim biçimlerde konuşma, yazma ve işitme alanlarında da pratik yaptıkları için 10 hafta gibi son derece kısa bir sürede bile komple olarak çok ciddi bir gelişme sağlıyorlar.

Bu sonuç  şu açıdan da içimi rahatlatıyor: Çünkü bu şekilde öğrencilerime ben olmadan YAPAMAYACAKLARI şeyleri öğretmiş oluyorum.

Örneğin konuşma pratiğini herkesle yapabilirsiniz. Hatta kendinizden düşük seviyede insanlarla konuşmak çoğunlukla daha etkili oluyor (bunun sebeplerini derslerimizde açıklayacağım). Bunun için birilerine para vermenize gerek yok.

Aynı şekilde, işitme çalışması da (buna dair önemli tüyoları, olmazsa olmaz bilgileri sizlerle paylaşacak olsam da) tamamen kendi başınıza yapmanız gereken bir iş.

Ama mesele okuma işinde ve bu vesileyle dil bilgisinde, okuma ve çeviri tekniğinde, kelime ve cümle öğrenme işlerinde vs. gelişmek oldu mu, işler değişiyor. Bunları benden veya bu konuda uzman birinden bağımsız bir şekilde yapabilmeniz mümkün değil. En azından programımız sonlanana kadar :)

2) Gruplarımız kaç kişiden oluşuyor?

Her grubumuz elbette farklı sayılarda. Fakat burada şunu belirtmekte fayda var:

Grup sayısı derse katılım sayısı, yani derste hazır bulunacak veya derse katılacak öğrenci sayısı demek değil. Öğrencilerimin çok büyük kısmı kayıtlarla ilerliyor. Bu yüzden de, derse doğrudan katılım sayısı (her zaman yoğun geçen ilk hafta hariç) şimdiye kadar 5 öğrenciyi hiç geçmedi. 3-5 öğrenci ortalama sayımız. Hatta çoğu dersleri 1-2 öğrencimle yapıyoruz.

Ayrıca, grup kaç kişiden oluşursa oluşsun siz derste diğer öğrencilerimi ne görüyor ne de duyuyorsunuz. Bu yüzden, online grup derslerini bir sınıfa toplanarak yapılan geleneksel dersler gibi algılamayın. Siz derste sadece o sırada konuşan kişiyi; yani çoğunlukla beni veya soru soran öğrencimi görüyor ve duyuyorsunuz. Diğer herkesin mikrofonu (ve isterse kamerası) kapalı oluyor. Yani aslında derslerimi siz bireysel ders veya kimi zaman da butik grup dersi olarak algılıyor, derslerden bu şekilde verim alıyorsunuz.


Bu noktada ayrıca, şunu hatırlatmak istiyorum:

ŞİMDİYE KADAR DERSLERDE HİÇBİR ÖĞRENCİMİN SORUSU CEVAPSIZ KALMADI.

Derslerimde her öğrencim sorusuna cevap alıyor. Bu, benim çok hassas olduğum bir nokta. Diyelim ki, çok soru birikti ve cevaplamam ders işleyişinden götürecek. O zaman ücretsiz bir ek ders koyuyorum. Soruları o derste cevaplıyoruz.


Ama başta da söylediğim gibi, ilk hafta hariç, derse doğrudan katılımın 4-5 kişiyi aştığını hiç görmedim. Keşke aşsa :)

3) Çalışma şartlarınız nelerdir?

Yolculuğumuza başlamadan önce sizinle birkaç kuralımızı paylaşmak istiyorum.

Eğer okuyacaklarınız aklınıza yatarsa ve aşağıda yer alan çalışma şartlarımızı kabul ediyorsanız, lütfen:

1- En altta yer alan KURS KAYIT FORMU'nu adım adım doldurun. KURS KAYIT FORMU'nu doldurarak Çalışma Şartlarımızı kabul etmiş olursunuz. Bu aşamada Whatsapp numaranızı, adınızı soyadınızı, e-mail adresinizi ve hangi gruba dahil olmak istediğinizi (İng. 1, Alm. 1. Seviye vs.) lütfen doğru ve eksiksiz olarak girin. Yanlış adres girip yine de benden e-mail almayı bekleyenler olabiliyor. Keşke öyle güçlerim olsa :)

2- Sizinle iletişim kurabilmem için gereken bu temel bilgileri girdikten sonra KAYDET butonuna basın. Kaydınızın tamamlandığını bildiren yeşil bir yazı göreceksiniz. (Buna rağmen bilgilerinizi her zaman değiştirip güncelleyebilirsiniz.)

3- Kaydınızın tamamlanmasının ardından benden önümüzdeki süreçte, hesap bilgilerimizin olduğu bir e-mail alacaksınız. (Başvurunuzu yaptıktan sonraki süreçte lütfen spam kutunuzu da ara ara kontrol edin. E-mailler kimi zaman oraya da gidebiliyor.) Fakat bunun için lütfen acele etmeyin. Size dönmem yoğunluğa göre belli bir zaman alabilir.

4 - Bu hesaba standart ücretimizi yatırmanızın ardından gruplarımız şekillenecek ve DERSLERİMİZİN BAŞLAYACAĞI GÜN, yani 8 HAZİRAN günü size ders bağlantı bilgilerimi ileteceğim.

5- Bu bilgiler ışığında ilk dersimize canlı olarak bağlanacaksınız. Ondan sonra zaten dil yolculuğumuz boyunca hep birlikte olacağız :)


Bu aşamada bana elbette semihucaryazar@gmail.com adresinden veya Instagram'dan (@semihucardilkocu) ulaşabilirsiniz.




Çalışma Şartlarımız:

a) Önümüzdeki günlerde sizinle haftada iki gün olacak derslerimize başlayacağız.
Ders saatimizde herhangi bir sebeple işiniz çıkarsa sonrasında telafisini yapmıyorum. Benden kaynaklı ertelemelerde  ise elbette telafisini yapıyoruz.
Fakat derslerimizi kaydettiğimiz için, kaçırsanız da sonradan izleyebiliyorsunuz. Yani aslında hiçbir dersi kaçırmıyorsunuz.

b) Programımıza başladıktan sonra, şimdiye kadar sunduğum en uygun fiyatlı program olan bu programın standart özel ders ücretinde iade yapamıyorum. Sebebiniz ne olursa olsun iade yapamıyorum.
Bu yüzden, gerçekten dil öğrenip öğrenmemek istediğinize şimdiden karar verin ki sonraki süreçte ikimiz de boş yere uğraşmayalım :)
(Dünyanın dört bir tarafından sayısız kişiye ders vermiş biri olarak şimdiye dek sadece bir öğrencimden para iade isteği geldi. Onun gerekçesi de kendi günlük programı içinde dil öğrenmeye vakit ayıramamasıydı.)

c) Programımız başladıktan sonra ilk iki hafta içinde bir gruptan diğerine (örneğin İng. 2'den Orta Seviyeye veya tersi gibi) geçebilirsiniz. Fakat hangi sebeple olursa olsun eğer, "Ben bu dönemi es geçeyim, açacağınız bir sonraki döneme katılayım," gibi bir isteğiniz olursa maalesef yardım edemiyorum. Eğer fiziksel olarak bir yere gidip geldiğiniz bir kurs söz konusu olsa böyle bir talep anlaşılabilir. (Ki gerçi dil kursları da böyle bir talebi kabul etmiyor. Bence etmemeliler de. Yoksa erteleme hastalığından fena halde çeken bir millet olarak hiçbir kursa devam edemezdik.) Bir dil kursuna gidiyor olsanız, bu şekilde ders kaçırmak istemediğiniz için böyle bir şey istemeniz anlaşılabilir. Fakat biz bütün derslerimizin kaydını aldığımız için böyle bir istek biraz anlamsız kalıyor. Erteleme alışkanlığınıza bir kez daha yenilmeyin :)

d) Bildiğiniz gibi, ben bir Dil Koçu ve Dil Öğretmeniyim.

Fakat sizinle başlayacağımız bu program bir Dil Koçluğu programı değil, dil dersi programı.

Sizden sadece son derece standart ve doğrusunu söylemek gerekirse, diğer dil öğrenme platformlarıyla karşılaştırınca ve öğrencilerimin ifadelerine göre, benim yetkinliğim ve tecrübemde bir Hoca için oldukça düşük bir dil dersi ücreti alıyorum. Yani bu programda benden son derece uygun bir ücret karşılığında adım adım dil dersi alacaksınız. Ama Türkiye'nin en deneyimli Dil Koçu olarak sizinle elbette Dil Koçluğu tecrübelerimi de her dersimizde paylaşıyorum, size Dil Koçluğu da yapıyorum. Derslerimiz dışındaki dil çalışmalarınızı olabildiğince etkili hale getirmeniz için size yardım ediyorum. Fakat bu hizmetim tümüyle ekstra bir hizmet. Sizden bunun için para almıyorum.

Bu yüzden, okuma ve konuşma becerilerinizi olabilecek en kısa sürede geliştirmenize yönelik derslerimizde verdiğim çalışmaları yapıp yapmamanız tümüyle sizin sorumluluğunuzda. Eğer verdiklerimi herhangi bir nedenle yapmazsanız ben size bunun için yazmayacağım veya bunun için sizi aramayacağım. Derslerimiz dışında size özel bir danışmanlık yapmayacağım. (Ki buna hiçbir şekilde ihtiyacınız yok zaten.) Sorularınızı sadece derslerimizde yanıtlayacağım.

Çünkü dediğim gibi, ben size okuma ve konuşma becerinizi geliştirmeniz için dil dersi vereceğim. Ve sadece bunun için para alacağım. Ama yine de ekstra olarak sizinle ayrıca, bana göre beni bütün meslektaşlarımdan ayıran o Dil Koçluğu tecrübemi paylaşacağım. Hemen her dersimizde kısaca, asıl dersimizden çok almadan, kendi çalışmalarınızı da değerlendireceğiz.






















 
Kurs Kayıt Formu
 
 






 

Sevim Hanım

"İçinde dil öğrenmeye dair en ufak bir isteği olan herkese sizi tavsiye ediyorum. Çünkü bu ufacık isteği nasıl büyütüp büyük bir amaç haline getirdiğinizi bizzat yaşayarak gördüm. Bana dil öğrenme konusunda her zaman benden çok güvendiniz. Bu benim için çok değerliydi. Siz gerçekten iyi bir öğretmensiniz. Umarım başka bir dil yolculuğunda yollarımız tekrar kesişir."

İnsanların Aklına İlk Gelen Kişi Olmak

Geçen hafta GAP gezisine çıkmış öğrencimle konuşurken, "Geziniz nasıl geçti?" dedim. "İyi," dedi. "Mardin'e gittik, Urfa'ya gittik. Sonra Göbekli Tepe'ye gittik." Göbekli Tepe deyince durdu ve sordu: "Göbekli Tepe'yi biliyor musunuz?"